Ana Sayfa Basligi

Eski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2010 Cumartesi

Akşehir´den Kıbrıs Adasina Göc

.
Kıbrıs adasinin Osmanlı imparatorlugu tarafından 1571 yılında fethinden hemen sonra başlayan iskân faaliyetlerini gösteren, başbakanlık arşivinde kayıtlı 1572 yılına ait Mevkufat defterinde Kıbrıs´a Akşehir´den göç eden aile (!) sayısı 130 olarak verilmiştir. Bir ailenin o zamana göre 5 kisiden olustugunu var sayarsak, ortalama 650 kisi Akşehir´den Kıbrıs adasina göc etmis diyebiliriz.

Osmanlıların Kıbrıs'ı fethi sırasında, köylerde yaşayanlar evlerini tark edip dağlara kaçtı. Savaş bitince bazıları köylerine geri dönerken, bazıları Venediklilerle İtalya'ya göç etti. 1572 yılında yapılan incelemelerde toplam 76 köyün terk edildiği ortaya çıktı. Dönemin ikinci beylerbeyi Sinan Paşa, padişah II. Selim'e adanın topraklarının tarıma elverişli olduğunu ve bu nedenle adaya Türklerin bir an önce yerleştirilmesi gerektiğini söyledi. Bu öneriyi yerinde bulan II. Selim, 21 Eylül 1571 tarihinde Türklerin adaya yerleştirilmesini emreden bir ferman çıkardı. Bu fermanın kopyaları Karaman, İçel, Yozgat, Alanya ve Antalya kadılarına gönderildi.

Kıbrıs'a göçü emreden fermanın ilk sayfası

Göçün büyük bir kısmı birkaç yıl içinde tamamlansa da 18. yüzyılın ortalarına kadar göç devam etti. İstanbul'daki Başbakanlık Arşivi 1572 yılında göç edenlerin sayısını 1689 olarak vermektedir. Mevkufat Defteri ise 1572'de göç veren bölgeleri ve aile sayılarını şu şekilde vermektedir:

BölgeGöç eden aile sayısı
Aksaray225
Beyşehir262
Seydişehir202
Endügi145
Develihisar197
Ürgüp64
Koçhisar88
Niğde172
Bor69
Ilgın48
Ishaklı87
Akşehir130
Toplam1689

Bu bölgelerin tamamı Orta Anadolu'dadır. Bu dönemde Kıbrıs'a pek çok Yörük gelmiştir. 777 aile ise gönüllü olarak Kıbrıs'a göç etmiştir.

Göç edenlerin tamamı iyi huy kontrolünden geçmiştir. Ayrıca gelecekteki iyi huylu davranışları için bir de kefil göstermeleri istenmiştir.

Göç edenlerin sadece mesleklerini icra etmelerine izin verilmiştir. Buna göre bir çiftçi, çiftçilikten başka bir işle uğraşamıyordu.

1581 yılında kadar göç eden aile sayısı 8000'e çıkmıştır; fakat planlara göre bu sayının 12,000 olması gerekmekteydi. İçel, Yozgat, Kadirli, Antalya, Halep ve civar bölgelerden de göç edenler olmuştur. Halep'ten göç eden aile sayısı yaklaşık 200'dür.

1572 den bugüne kadar ca. 500 yil icinde Aksehir´den göc edenlerin simdiki durumu bir doktora tezi olarak ele alinabilir. Doktora tezi hazirlayacaklara duyrulur :)


Kaynak:
ORHONLU Cengiz., (1971), Osmanlı Türklerinin
Kıbrıs Adasına Yerleşmesi (1570-1580)
Gazioğlu, Ahmet C. (1990). The Turks in Cyprus: a province of the Ottoman Empire (1571-1878)


http://www.kibrisabakis.com/kibris-agzi
tr.wikipedia.org
.

11 Aralık 2010 Cumartesi

Akşehir´in "Konya" isimli halı gazetesi


.

Konya’ya 1889 yılında tayin edilen AvlonyaFerit Paşa valilik döneminde Konya’ da eğitim ve bayındırlık hizmetleriyle adını zamanımıza kadar getirebilmiş ender valilerdendir. Ferit Paşa bilhassa Konya yöresinde halı ve kilim üreticilerine yeni bir hız ve şevk vererek halıcıları teşvik etmek maksadıyla 5 Mayıs 1901 Cumartesi tarihinde 5 hafta devam edecek halı ve kilim sergisi açmaya karar vermiştir.
.
Konya’da ve hatta Türkiye‘de bir ilk olan halı ve kilim sergisi 5 Mayıss 1901 Cumartesi günü öğleden sonra düzenlenen bir törenle ziyarete açılmıştır. Açılış töreni, Konya Valisi Ferit Paşa, askeri ve idari erkan ile kalabalık bir halk kitlesinin katılımıyla gerçeklemiştir. Sergiye Konya halkının heyecanlı ve ilgili olmasının başlıca sebebi de böylesi bir organizenin onlar için bir ilk oluşuydu. Haftanın Pazartesi ve Perşembe günlerinin kadınlara ayrıldığı ve giriş ücreti olarak 40 para alınan sergiyi ilk gün bin kişi gezmiştir.

Serginin önemli ve ilginç olanı, girişte, ana kapının sağ tarafında Akşehir halı tezgahlarında dokunan ve üzerinde “KONYA” adlı bir başlık taşıyan halı gazete yer alıyordu. Konya’daki halı kilim sergisinin en ilginç olan halısı da bu halı gazete olmuşudur. Sergiyi ziyaret edenlerin büyük ilgisini çeken ve sergide dereceye de layık görülüp ödüllendirilen halı gazete Bu gün Konya Etnografya Müzesi Halı Bölümü’nde sergilenmektedir.

Halı Konya Müze müdürlüğünün envanterinde 836 numarayla kayıtlı bulunmaktadır. Halı, 115x155 cm ebadında olup, yün ve pamuk dokumadır. Halının zemininde tabii renkli beyaz yün kullanılmıştır. Bu nedenle halının zemini kirli beyaz renkte görülmektedir. Halının üzerinde yazılı olanlar siyah renkte, bordürleri (çerçevesi) açık kahve renkli yün ile dokunmuştur.
.
Bu bir halıya dokunmuş gazetedir. Zira halı gazetenin baş tarafında, “birinci sene, 317 Cum’airtesi–Numero-1 “ kaydından gazetenin ilk sayısı olduğunu, başlığın solunda, sipariş edenlerle pazarlık olunur, başlığında “ KONYA “adı ile birlikte “mahall-i idaresi Akşehir’dir ibaresinin bulunmasıyla, bu halı gazetenin adının Konya, idare merkezinin Akşehir olduğu belirtiliyor ayrıca bu ibarenin altında nüshası 5 lira olarak ücretlendirildiği görülüyor. Halı gazetenin Logosunun altında da “21 Nisan 317 ve 15 Muharrem 319 “ tarihleri ile birlikte birinci defa çıkarılıyor ifadesi yer alıyor. Bu verilerden yola çıkarak diyebiliriz ki bu halı, gazete olarak dokunmuştur.
Bu verilere göre "Konya" adli hali gazetesi Rumi 21 Nisan 1317 = Hicri 15 Muharrem 1319 = Miladi 04 Mayis 1901 tarihinde basilmistir.
.
Ayrıca, bu gazete halıda “HAVADİS “ başlığı altında 25x100 cm ebatlarında araları birbirinden ince kahverengi çizgi ile ayrılmış olan dört sütun içerisine yazılmış iki haberde yer almaktadır.
.
Halı gazetenin birinci haberi:
Konya’da ilk kez Vali Ferit Paşa tarafından bir halı ve kilim sergisi açılmasına müsaade edilmiş, serginin açılışının birinci günü olması ve bu dallarda açılan ilk sergi olması bakımından, Konya ahalisinin ve halı kilim dokuyucularının padişah’ın sıhhat ve afiyetine dualarını “ ihtiva ediyor.

Halı gazetenin ikince haberi:
Geliri ilkokula harcanılmak üzere geçen yıl Akşehir Kasabası’nda yapımına başlanan hamamın tamamlandığı haber alınmıştır. Hamamın yapına bin lira sarf olunmuştur.

.
Haber metinden de anlaşılan bir hamamın yapımının tamamlandığını, yapımı tamamlanan bu hamamın gelirinin bir ilkokulunun masraflarının karşılanacağı ifade ediliyor. Haber o dönemde okulların zorunlu masraflarını karşılamada böyle kaynaklar yaratılmasını da vurgulaması güzel ve önemli bir özellik taşıyor. Hamam, ülkenin sıkıntılı döneminde özel teşebbüse satılmış, zaman zaman tamir edilerek günümüze kadar gelmiştir. Hamam bu gün hala kullanılmakta olan "Orta Hamam"dır. Hali gazesinde ki bilgilere göre "Orta Hamam" in yapilis tarihi 1901 dir ve insaasi 1000 liraya mal olmustur.

.

29 Kasım 2010 Pazartesi

Akşehir Şehrinin Adı Anlamı Kökeni Kuruluşu

.
Φιλομήλιον Philomelion (gre),
Philomelium (lat),
Filomelio (ital),
Falūmi (arab),
Belde-i Beyza,
Aqshahr,
Ak-Shehr,
Ak-Shahr,
Akshehr,
Akshahr,
Akşar,
Akshehir,
Akşehir

Yukarida Aksehir´in eski isimlerini ve cesitli dillerde ki telafuzunu görüyorsunuz.

Aksehir´in ilk ismi Philomelion olarak bilinmektedir. Cünkü bugünkü şehir merkezine yakın bir yerde bulunan bir mil taşı üzerinde, "Philomelion" sözcüğü yazılıdır. Tek yazılı belge olan bu mil taşı Arkeoloji Müzesi'nde (Tas Medrese) görülebilir.

Yunan ve Romali gezginler, yazarlar ve savas katiplerinin yazilarinda, bir sehir ile diger bir sehir arasindaki uzaklik ve cografi durumunu anlattiklarindan yola cikarak, Aksehir´in eskiden isminin Philomelion oldugu bilim adamlari tarafindan kabul edilmis bir gercektir.
:
Emekli olana kadar Köln Üniversitesinde akademik direktör olarak calisan Prof. Georg Petzl´e, Klassischer Philologe ve Epigraphiker, Philomelion´nun ne anlama geldigini sordugumda, "Aksehir´de güzel elma var mi?" diye cevapladiginda, sasirmistim. Latince ve eski Yunanca dili ve yazilimi egitimi alan Prof. Georg Petzl´e göre "Philomelion = Elma Sevenler = Apfel-Liebhaber (alm.)" anlamina gelmektedir. Eski Yunanca "philomelos" dan cikma olabilirmis.
:
Cesitli kitap ve internet sayfalarinda Philomelion´nun "Bal sevenler" anlamina dair bir cok yazi vardir. Simdi "Bal sevenler" mi, yoksa "Elma sevenler" diyari mi dogrudur diye düsündügümde, Aksehir´de bal ile ilgili pek birsey görmedigimi, fakat yakin zamana kadar "Aksehir kirazi" ünlü olmadan önce, cok güzel elmalarin yetistigini biliyorum. (Babama "Elmaci Ahmet" derler.)
:

.
Aksehir´in Philomelion olarak Büyük Iskender´in Anadolu´dan gecisinde Milat´dan önce 334/333 yilinda Mekodonyalilar tarafindan kuruldugu varsayilmaktadir. Bakiniz (Almanca) ve Bakiniz (Almanca)
..
1911 dogumlu rahmetli anneanem, bana kücüklügümde her zaman Büyük Iskender´in sari uzun sacli ve mavi gözlü bir kahraman oldugunu anlatirdi. Okuma ve yazmasi olmayan bir kisinin, 2300 yil önce yasamis birini böyle detayli anlatmasinin nasil sasirtici bir sey oldugunu, simdi yeni anliyorum.
.
Yazili olarak ilk Philomelion adi, Jül Sezar (Latince: Gaius Julius Caesar) zamaninda yasamis Marcus Tullius Cicero nun Milat´dan önce 77-79 yilinda Yunanistan ve Kücük Asya´ya (Anadolu´ya) yapti gezilerde Atticus´a yazdigi mektuplarda raslanmaktadir. Bakiniz (Almanca)

Daha sonra Philomelium adi, Milat´dan sonra 155/156 yilinda Smyrna (Izmir) kilisesinin Philomelion (Aksehir) kilisesine yazdigi piskopos aziz Martyrium Polykarp´in Romalilar tarafindan öldürülmesini anlatan mektupda gecmektedir.

Ayrica Mustafa Yildirimer bu konuda cok genis bilgi iceren bir yazi yazmistir. Buraya bakiniz.

:

30 Ekim 2010 Cumartesi

Eski Akşehir Kartpostallari

.

Nasreddin Hoca


Nasreddin Hoca Türbesi


Hidirliktan sehire bakis, Inönü Caddesi, Nasreddin Hoca Türbesi


Nasreddin Hoca Türbesi 1969






Nasreddin Hoca Türbesi





Hasan Pasa (imaret) Cami, Seydi Mahmut Hayrani Türbesi, Hidirlikdan sehire bakis, Nasreddin Hoca Türbesi



Ferruh Sah Mescidi, Hasreddin Hoca Türbesi, Tas Medrese, Mezarlik, Tas Medrese, Seydi Mahmut Hayrani Türbesi



Nasreddin Hoca Türbesi ve Heykeli




Türbe Girisi, ??? Caddesi, Adliye Önü, Nasreddin Hoca Türbesi



Not: Bazi yerleri taniyamadim. Kartpostallarin ne zaman basildigini veya hangi yillara ait olabileceklerini bilenler bana bu bilgileri yorum (kommentar) yolu iletirlerse sevinirim.

20 Ağustos 2010 Cuma

Akşehir ile ilgili Kitaplar, Dergiler, Yazilar

.
Akşehir ile ilgili digitallestirilmis belgeler icin bakiniz http://www.belgeler.com/ara?s=Ak%C5%9Fehir
Belgeler.com sayfasinda Akşehir adi gecen simdilik 1130 belge bulunmaktadir. Cogunlugu doktora tezi, arastirmalar, makaleler vb. bilimsel yazilardir.

#######################################


KÜÇÜKASYA SEYAHATİ 1895 YAZI


Yazari: Friedrich Sarre
Original Dili Almanca, Yayin yili 1896, Berlin
Çeviri : Dara Çolakoğlu
Yayinevi: Pera Yayincilik
Yayin Yili: 1998, Istanbul
ISBN : 9789758065103
Ebadi: 16 x 24 cm, 315 Sayfa

"Bu kitap, benim 1895 yılı Haziran ve Temmuz aylarında, antik çağda Frigya, Lykaonia ve Pisidya bölgelerinde ve Türk vilayeti Konya'ya yapmış olduğum Küçükasya gezisinde elde ettiğim, sanat tarihine ve coğrafyaya dair bilgileri içeriyor. Bu gezinin en temel bilimsel amacı, Selçuklu İmparatorluğu'nun XIII. yüzyıldaki altın çağında Konya'da inşa edilen yapıtlarda görülen erken Türk mimarisinin tanınması ve araştırılmasıydı. Çok gelişmiş bir sanatın şahitleri olan bizler de, özellikle antik dönem anıtları konuunda çok da derine inmeyen araştırmalarla ilgilenen ve bu anıtları değerli bulan seyyahlardaki ilgi ve hayranlığa sahip olarak yola koyulduk. Karşımıza nerede çıkarsa çıksın, bu anıtları etraflıca incelemeyi ve eğer varsa, anıtlardaki yazıtları bazen fotoğraf çekerek, bazen de kopyalayarak bütünüyle belgelemeyi görev bildik..." (Önsözden alinti)

30 yasinda bir Alman gezginin gözü ile Anadolu`yu gezerken, 20 Haziran 1895 de Aksehir´de sicakligin 16°C oldugunu bu kitapdan ögrenebilirsiniz. Hakki Konyali´nin ünlü Aksehir kitapinda görüntüledigi cogu resimde bu kitapdan alinmistir. Yazarin Aksehir´de kaldigi süre cok fotografli ama az yazi ile ele alinmis. Beysehir icin ise bu kitapda tam 22 sayfa yer ayrilmistir.



#######################################



AKŞEHİR SANCAGINDAKİ DİRLİKLERİN III. MURAD DEVRİNDEKİ DURUMU VE 1583/991 TARİHLİ AKŞEHİR SANCAGI İCMAL DEFTERİ

Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi (OTAM) Dergisi
Sayi 1
Yil 1990
Dr. M. Akif ERDOGRU
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yeniçağ Anabilim Dalı Baskani

Sancak=Liva=Kaza=ilce
Dirlik=Osmanlı İmparatorluğunda bir hizmete karşılık olmak üzere bir kimseye devletçe verilen aylık veya bir yere bağlı gelir.
İcmal=Özet

Akşehir sancağı icin XVI. yüzyılda İcmal ve Mufassul olarak pek çok kere gelir özetleri yazilmistir. Burada timar usülünün bozulmaya başladığı III. Murad devrinde, Akşehir sancağında mevcut dirlikler hakkında bilgi verilmektedir. Bu bilgileri, Ankara'da, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlügü Kuyud-ı Kadıme Arşivi'nde 333 numarada saklanılan Akşehir Livası İcmal Defteri'nden çıkartilmıştir. (Yazidan alinti)

http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/19/1150/13500.pdf



###########################################



Akşehir, Nasreddin Hoca Diyarı

Yayınevi: Akşehir Kalkındırma Derneği
Yayın Yılı: 1956, İstanbul
Dili: Türkçe
Ebadı : 20x27 cm, 64 Sayfa







###########################################


ŞEHİR MEDHİYELERİNE BİR ÖRNEK: AKŞEHİR MEDHİYESİ

Hacı Bektas Veli Arastırma Dergisi
Sayi 26
Yil 2003

Dr. Muvaffak EFLATUN
Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Araştırma Görevlisi

Medhiye=Övgü siiri

Bu makalede Türk Edebiyatında şehirleri konu alan türler üzerinde durulup, bu türlerden şehir medhiyelerine örnek olarak Akşehir medhiyesi değerlendirilerek metin hâlinde verilmiştir.

Tarih boyunca insan, yaşadığı şehre, bulunduğu çevreye ilgi duymuş. Yeri gelmiş, bu ilgisini edebî mahiyet taşıyan mensur veya manzum eserler oluşturarak dile getirmiştir. Türk edebiyatı da bunun zengin örnekleriyle doludur. Türk edebiyatında muhteva olarak şehirleri ele alan mensur ve manzum bir çok eser yazılmıştır. Manzum olanların en yaygını şehrengizlerdir. Şehrengizler, Türk edebiyatına özgü bir tür sayılmaktadır.

Edebiyatımızda şehir veya belde isimlerinin tevriyeli kullanımına dayanan bilâdiye türünden eserler de yazılmıştır. Bir şehrin vasfında onu övmek için yazılmış medhiyeler ile bir şehrin düşman eline geçmesi üzerine söylenen şehir mersiyelerini de şehirlerle ilgili kaleme alınmış şiirler grubuna dahil edebiliriz.

“Der-Medh-i Akşehir” başlığını taşıyan şiirin şâirinin kim olduğu hakkında herhangi bir bilgi mevcut değildir. Şiire konu olan Akşehir, Konya iline bağlı bir ilçe merkezidir. Tarihi M.Ö. üçüncü yüzyıla kadar dayanmaktadır. Anadolu Selçukluları ile birlikte Türk hakimiyetine giren Akşehir, sırasıyla Eşrefoğulları, Hamitoğulları ve Osmanoğulları idaresine geçti. (Yazidan alinti)

http://www.hbektasveli.gazi.edu.tr/dergi_dosyalar/26-273-278.pdf


###############################################


XIX. YÜZYILIN VE ANADOLU’NUN ORTASINDA
AKŞEHİR


Sosyal Bilimler Dergisi
Sayı 17
Yil 2007
Doç. Dr. Muhittin TUŞ
Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi

Akşehir, Anadolu’nun ortasında bir kasabadır. XIX. yüzyılda Osmanlı siyasi ve sosyal yapısının etkislerini hissettiren bir yerleşim yeridir. XIX. yüzyılın ortasında düzenlenen kayıtlara göre Akşehir’de ne kadar hane vardır. Ayrıca burada hangi mahalleler bulunuyor. Zirai toplumun bir parçası olan Akşehir’de hangi meslekleri vardır. Bu meslekler de tanımlanarak niteliklerine göre tasnifi yapılmıştır. Mevcut iş bölümü hangi boyuttadır. Nasıl bir şehir karakter taşıdığı ortaya konmaya çalışılmaktadır. (Yazidan alinti)


###############################################

..

HER YÖNÜYLE AKŞEHİR

Yazarı: Ali Küçüktop
Yayınevi: Nareddin Matbaası
Yayın Yılı: 1978, Akşehir
Dili: Türkçe
Ebadi: 21 x 17 cm, 64 Sayfa



Akşehir ilcesinin tarihi, cografyasi, sosyal yapisi, köyleri, ekonomisi, turistik yerleri vb. hakkinda bilgi verilmektedir.

###############################################

.
AKŞEHİR´DE SIRA YARENLERİ

Yazarı: Dr. G. Tarıman Cenikoğlu
Kategori : Arastirma
Konu : Folklor
Dili: Türkçe
Ebadi : 16.5 x 24 cm; 146 Sayfa
Yayınevi : Türk Dünyası Araştırmaları Vakfi
Yayın Yılı: 1998, Istanbul
ISBN: 9754981248

Yazar Cenikoğlu'nun müşahedelere dayalı bir saha araştırmasıdır. Akşehir Sıra Yârenleri geleneği, milli folklorumuzun halen yaşamakta olan canlı ve zengin bir örneğidir. Anayurtlarından çeşitli sebeplerle ayrılan atalarımızın, gittikleri yerlere kültürlerini de götürmeleri gayet tabiidir. "Yâren" sohbet ve geleneği de bunlardan biridir. Bu sazlı ve sözlü eğlencelerimizin mazisi, büyük bir ihtimalle İslâm öncesi dönemlere kadar uzanmaktadır. Eserde; Akşehir hakkında genel bir bilgi verildikten sonra, Yârenlik hakkında çeşitli tanımlara, araştırmalara, Türkiye'de Yarenlik geleneğine, yurt dışındaki Yârenlik geleneğine, Akşehir'de sıra Yârenleri'nin tüzüğü, kıyâfeti, eşyası, defteri gibi ilginç konulara yer verilmiş. Ayrıca, Sıra Yârenleri'nin kanunu, devir teslim töreni, orta oyunu, yâren oyunları, notalarıyla türküleri, yârenlerin oturma plânları gibi belki de çoğumuzun bilmediği yârenlik adetleri mükemmel bir şekilde anlatılmış. Mahalli kelimeler sözlüğü ve yârenlerin fotoğrafları ise esere daha bir güzellik katmış. Akşehir Yarenleri'nin incelenmesi bakımından ilk eser olma özelliği yanında, Türk Kültürüne katkısı ile de dikkat çekici bir eserdir. (Alinti: Kitap Cihani)



#############################################

.
AKŞEHİR VE KÖYLERİNDEKİ TÜRK ANITLARI

Yazarı: Yekta DEMiRALP
Kategori : Mimarlik
Konu : Türk ve Osmanli Mimarisi
Dili: Türkçe
Ebadi : 27,5x19,6cm; 188Sayfa
Yayınevi : Kültür Bakanligi
Yayın Yılı: 1996
ISBN: 9751714788





###############################################




AKŞEHİR / ANADOLU EVLERİ DİZİSİ - 5

Yazari : Cengiz BEKTAŞ
Kategori : Mimarlik
Konu : Türk ve Osmanli Mimarisi
Dili: Türkçe
Yayın Yılı: 1987, 1991
Yayınevi : BİLEŞİM YAYINCILIK
ISBN: 9752710115


Akşehir’in sosyal tarihi, coğrafyası anlatıldığı gibi bir tür sözlü tarih çalışması da yapılarak ustalarla konuşulmuş. Dönemini bilen, yaşayan ve yapan ustaların anlattıkları üzerinden Akşehir evlerinin geleneksel mimari özellikleri; yapı malzeme çeşitleri, krokiler ve fotoğraflar eşliğinde bütün ayrıntılar.


###############################################


ARABISCHE WELT- UND LÄNDERKARTEN III. BAND
ASIEN I. VORDER- UND SÜDASIEN
Mit Beiheft: Islamatlas
herausgegeben von KONRAD MILLER
SELBSTVERLAG DES HERAUSGEBERS
STUTTGART 1927

Mappae Arabicae« (islamische Landkarten aus der Zeit zwischen 800 und 1400) und die »Charta Rogeriana« (Weltkarte des Idrisi aus dem Jahr 1154 n. Chr.)

Bu kitap da, islam bilginlerinin 800-1400 yillari arasindaki geografi bilgileri incelemektedir. Burada 7. ve 11. sayfada araplarin Aksehir´i "f a l ü m i" ,latince ise Philomelium olarak isimlendirdiklerini görüyoruz. Asagida kitap dan bir alinti görmektesiniz.

"8. Von Amurion nach Adalia: Diese Strecke lässt sich gut bestimmen.
maldani, meluten Ib Va, j Bulvadin
b u h a i r e busranda x/a, al buhaire bu saranda,
j der See Eber-Göl, der See der 40 Märtyrer
falümi 1, Philomelium, j Akschehir
l ä d i k i a 2, Laodicea Combusta, Ladikia Karman,
j Jorghan Ladik
künia 1, grosse Stadt, Knotenpunkt vieler Wege,
in der Zeit des Id Hauptstadt des Seldschukenreichs
rum, alt Iconium, j Konia
amrüni 1, j bei Beischehr, Gödene (Tom)
Fluss kusa 1, koga, j Kartus oder Kesme am Fluss
Koapri; Galunia (Tom)
agerusta 1, Agrusta, Gegend von Selge, j Serük am
gleichen Fluss
fum'arus 3, Mündung des 'Anis, j Owadjük
kutra 1, Kudrae, Kodros Bischofssitz, am Fluss Cestros,
oberhalb des alten Perge, j Murtana?
a n t ä l l a 1, antalia al gadita, j Adalia
."


Bu kitap PDF olarak da bulunmaktadir. Online incelenebilir (Almanca). Bakiniz:
http://edoc.hu-berlin.de/ebind/hdok/h226_mappae_arabicae_3/PDF/h226_mappae_arabicae_3.pdf

Ayni yazarin Avrupa ve Afrika üzerine de bir kitapi vardir. Bakiniz:
http://edoc.hu-berlin.de/ebind/hdok/h226_mappae_arabicae_2/PDF/h226_mappae_arabicae_2.pdf


###############################################

19 Ağustos 2010 Perşembe

Akşehir Medhiyesi: “Der-Medh-i Akşehir”

.
Medhiye methetme, övme manasına gelir. Edebiyatta birini veya birseyi övmek gayesiyle yazılan şiirlere denir.

Asagidaki şiir bir şehir medhiyesi niteliğindedir. Şiir, Ankara Millî Kütüphane’de 06 M.K. Yz. A.5629/8 numaralı bir mecmuanın içinde 32b-34b varaklarda bulunmaktadır. Mütekerrir muhammes şeklinde, mefâîlün/ mefâîlün/ mefâîlün/ mefâîlün kalıbıyla yirmi bir bend hâlinde yazılmıştır. “Der-Medh-i Akşehir” başlığını taşıyan şiirin şâirinin kim olduğu hakkında herhangi bir bilgi mevcut değildir. Ancak, şiirin son sayafsının alt kısmında kırmızı kalemle “Râsih Efendi” kaydı düşülmüştür. Yine şiirin sonunda 21 Mayıs 1321(1905) tarihi vardır ki bunun, şiirin kaleme alınma tarihi olması kuvvetle muhtemeldir

Der-Medh-i Akşehir
Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün
1
Gel ey ‘âşık temâşâ et girip bu cây-ı zîbâya
Revân olmuş nice enhâr idüben ‘azm-ı deryâya
Çemenden zeyn olup eşcâr saluban yerlere sâye
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
2
O kim Abdü’l-vahâb Gâzî çeker pâyına yârânı
‘Alemdâr-ı resûlullâh denir bilsen o sultânı
Makâmında ziyâret kıl tilâvet eyle Kur’ânı
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
3
Ricâ-yı himmet istersen görüp Mahmûd-ı Hayrânı
Yüz urup âstânına fedâ kıl yoluna cânı
Ta’alallâh makâmında müşerref eylesin anı
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
4
Bahâr Sultân yâd eyle kim oldur erlerin şâhı
İhâta eylemiş sular temâşâ eyle ol mâhı
Varıp anda karâr etsen safâdır câna vallâhi
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
5
Velîler içre gör Damra muhaldir olsa yek dâne
Erenler içre Şeyh Eyyûb yaraşır olsa merdâne
Ziyâret eylesin Hızrı hayât erer bu dem câna
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
6
O cân-ı ‘âlemin ismi olupdur Molla Tâcü’d-din
Müşerref eylesin Allah yatar Ahî Cemâlü’d-din
Du’â-yı hayr için nâmın cihâna saldı Nasrü’d-din
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
7
Bu nâm-ı pâkla Akşehir verir şöhret Karaman’a
Erenler cem’ine erdik varırsın taht-ı Yunan’a
Du’â-yı hayr ile yâd et bile Zengeli Sultân’a
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
8
Bugün gör Şeyh Battâl’ı edinmiş taguban mesken
Çekip el cümleden olmuş hakâyık sırrına mahzen
Açılsın bâğ-ı cennetden mezârına nice revzen
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
9
Bulardan sonra geldi ol Nasûhî Kutubü’l-Aktâb
Eder halka nasîhatlar kul olmuş ana şeyh ü şâb
Kerâmetin edip izhâr atıp seccâdesin der-âb
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
10
Tefekkür eyle bunları bulupdur kutb-ı devrânın
Du’â-yı hayr ile yâd et bula zevk u safâ cânın
Muhibb-i sâdıkı çokdur o sultân o rûhânın
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
11
Bu ‘âlî-tekkenin olupdur nâmı Abdullâh (?)**
Akar sular temâşâ et müşerref eylesin
Allâh Hezâr destan ile bülbül figân edip öter her gâh
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
12
O ni’met tekkesi câna bugün firdevs-i garrâdır
Dü-nîm etmiş anı dünyâ biri birinden a’lâdır
Varıp anda karâr etsin bilirsin misl-i dünyâdır
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
13
O Şeyh Sultân Muhyü’d-din tutup Hak yolunu keskin
Beğendi cümle mahlûkât anın ettikleri re’yin
Pür ihsân-ı sehâvetde ‘imâret eylemiş kâ’in
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
14
O Seyyid Yûnus’u görsen gezer sancağı şâhâne
Eğer şâha eğer bende otağın kurdu meydâna
O nesl-i ism-i ahsen kim oturmuşdur emîrâne
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
15
Bulara âşnâ ol sen dilersen eresin dosta
Bilirsen ‘ayn-ı hikmetdir yatan Sultân-ı Nevreste
İrüben hâk-i pâyına şifâ bulur nice hasta
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
16
Subaşı bâğına varsan verir cismine râhatlar
Kıyâm etmiş nice eşcâr getirir kalbe hâletler
Nazîrin görmemiş kimse geze nice vilâyetler
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
17
Yatar deryâ kenârında o Sultân Hacı İbrâhim
Acım Paşa’yı yâd ile bular derdine kâ’im
Makâm-ı ‘izamın Mevlâ müşerref eylesin dâ’im
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
18
Buların cem’ine erdi Ulu Câmi’ bulup fırsat
Ki peygamber duhûl etdi diye halk ettiler hürmet
Varıp anda niyâz etsen bulursun şükrüni cennet
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
19
Yeni Câmi’de kıl tâ’at erişe ‘avn-i Rahmânın
Cemâ’at kesretin anda görüp bula safâ cânın
Erişe himmet-i ‘âlî o Sultân Süleymân’ın
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
20
Hasan Paşa henüz inşâ edip bir mescid-i aksâ
Ki cem’ olmuş nice ervâh okurlar âyet-i zîbâ
İki rek’at kılan cum’a bulupdur kurb-ı Hak mahzâ
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya
21
Bu hâke hâk olup hâke yüz urup çağırıp yâ Hak
Bu cümle ehl-i İslâma ‘inâyet eyle gel mutlak
Cihân-ı fâni durur bâkî kalan sensin hemân ancak
Bugün benzettim Akşehir’i cinân-ı bâğ-ı me’vâya
Felek mislin getirmemiş anın bir dahi dünyâya


Alinti: Dr. Muvaffak EFLATUN
Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Araştırma Görevlisi

Kaynak: http://www.hbektasveli.gazi.edu.tr/dergi_dosyalar/26-273-278.pdf
.

17 Ağustos 2010 Salı

Tarihi Haritalarda Akşehir

.
Milatdan önce 250 yilinda Anadolu = Kücük Asya = Asia Minor (lat.)


.
Aksehir (Aksar) ortada ki gölün solunda

.

Aksehir´in (Philomelium) m.s. (Milatdan sonra) 50 yilinda haritada görünümü



Aksehir´in (Ak Shehr) 1481-1683 yillarinda haritadaki görünümü





















© The Historical Atlas by William R. Shepherd, 1923.
Osmanli Impartorlugunun 1481-1683 tarihleri arasindaki durumunu gösteren, 1923 de basilmis bu haritada Aksehir´in yeride gösterilmektedir. (Haritayi tiklayarak büyütebilirsiniz) O zamanlarin büyük yerlesim yerlerinin gösterildigi bu haritada, Karaman ve Konya (Konieh) nin yaninda Aksehir (Akshehr) bulunmaktadir.



Aksehir´in (Ak Shehr) 1845 tarihli haritadaki görünümü

























© General view of the Noël & Vivien map of the Ottoman Empire, 1845
Kaynak: http://www.euratlas.net/cartogra/ottoman_1845/index.html




Aksehir´in tarih akiminda yerini görmek istiyorsaniz, buraya bakiniz: http://www.euratlas.net/history/europe/1/1_Southeast.html
Haritayi tikladikdan sonra sol tarafdaki tarihleri tiklayiniz. Burada ki bilgilere göre Aksehir,
0000-395 tarihine kadar Roma Imparatorlugu
395 - 1100 tarihine kadar Dogu Roma Imparatorlugu (Bizans)
1100-1300 tarihine kadar Rum-Selcuklu Devleti
1300-1467 Sahip Ata, Esrefogullari, Hamitogullari ve Karamanogullari Beylikleri
1467-1923 Osmanli Imparatorlugu
1923 - simdi Türkiye Cumhuriyeti sinirlari icinde kalmistir.


Haritalar icin diger kaynaklar:

http://www.maproom.org/c/index.php

http://www.clas.ufl.edu/users/ufhatch/pages/03-Sci-Rev/SCI-REV-Home/Historical-Research/history_shepherd_1911.html